Herkese mutlu, sevgi dolu ve sevdikleriyle geçirdeceği bayramlar diliyoruz. Bayramınız çocukluğunuzdaki kadar tatlı olsun.
Tuğra Paşa da bayram gününe yakışır bir vaziyette giydi bayramlıklarını. Yukarıda gördüğünüz anneannesinin evinden çıkıp asansöre çabuk gelsin diye(!!!) vururken yakalayabildiğim bir poz. Çok fazla şeker ve çikolata yedi. Engelleyemiyorum. Son zamanlardaki gibi agresif, saldırgan... Elinden şekerini almayagörelim, kopuyor kızılca kıyamet.
Senede bir gün nidalarıyla kendimi deşarj ediyorum.
Bir de sinir bozan bir hala düşkünlüğü son günlerde. Yanıma yaklaşmıyor hiç. Halasına da anne diyor anneannesine de, yoldaki herhangi bir beyefendiye de :))) İşi çıkara döktümü herkes anne :DD Yeni kitaplar ve kartlar aldım Tuğra'ya bayramlık alışverişini yaparken. Daha şimdiden mefta oldular. Kitap koptu, kartlar kemirildi. Alıp elime öğretmek istitorum. Bu anahtar bu vs.... Savuruyor elimdekini alıp. Varsa yoksa kuduralım. Nerden buluyor bu enerjiyi bilmiyorum. 2-3 banyo önce başından su dökülürken nefesini tutmayı öğrendi. Artık daha keyifli banyo saatleri ikimiz için de :DD
Bir de son diyalogumuzu yazıvereyim şuraya.
(Ben)__Bir
(T)__ Eki
(Ben)__İki
(T)__ Öj
3'e kadar saymayı öğrendiğimizi anlatmaya çalışıyorum :DD Tesadüfen oldu. Üzerinde durduğum birşey değildi. Geçenlerde parka gezdirmeye götürdük görümcemle. Bizde ortalarda kimse yok oturalım şurdaki cafede rahat rahat dolansın Tuğra Efendi dedik. Tuğra tabi her zamanki Tuğra. Zıp orda, zıp burda. Dikkatini çekmek için yan masada duran okey taşlarından aldım. Sadece 1 kere gösterdim ve peşimden hemen tekrarladı. Benim gözlerim şaşkınlıktan faltaşı gibi açıldı ama ihtimal bile vermedim aklında tutacağına.Ertesi gün evde muhallebi yapıyoruz oğluşla. Koyduğum şeker miktarını sayarken yukardaki diyalog geçti aramızda.Annem de ben de dilimizi yuttuk şaşkınlıktan. Ama zil takıp oynamadığımız kaldı bir tek.
Neyse bu postuma da son vereyim. Tekrar iyi bayramlar diliyorum hepinize. Görüşmek dileğiyle.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder