18 Aralık 2010 Cumartesi

Yeniden Başlasıııııııııııınnn :))

Uzun zaman oldu yine yazmayalı bloga. Tuğra'ya hamileyken onun için tuttuğum günlükte de sık sık rastladığım bir cümle var '' Evet, sanırım biraz tembelim ben''
Aslında tembellikten değil de bir türlü vakit bulamamaktan yazmayışım. Her ne kadar günler benim için rutin geçse de (uyu-uyan, hopla zıpla vs.) gün içerisinde bir koşuşturmaca yaşıyorum. Öyle ki ilk kez bugün oturdum sanırım sandalyeye bir aydır.
Neyse bu kadar dert faslı :D Geçelim bizim yaramazın marifetlerine.
Hala kuduruk. Ama içten içe seviyorum ben onun böyle kuduruk hallerini. Durgun bir çocuğum olsa dayanamazdım ben. Bilmem belki alıştığımdan Tuğra'nın bu hallerine, uykusu gelse mesela hafif bir durgunluk çökse üzerine içim sızlıyor.
Parmak boyalar, silindir ve küplerle kule yapma, ahşap puzzlelar bu arada çok sık elimize aldıklarımız. Kitaplar her zamanki gibi vazgeçilmezlerimiz. Yalnızzzz... Eşleştirme kartlarının mantığını  bi türlü anlayamıyor  ya da uygun zamanı bulamadım anlatabilmek için bilmiyorum. Bu konuda da çalışmalar sürecek.
Ahşap blok aldım geçenlerde O'na. Sağa sola saçtı. Bende kaldırdım. Biraz daha zaman var sanırım.
3 gün önce de ilk cümlelerini kurdu.'' Baon uçuo , baba ditti''
Henüz evet, hayır kelimelerini kullanamasa da ,bir kaç olumsuzlama cümleciğinin yanında isteklerini sorduğumda başını sallayarak olumlu ya da olumsuz bildirim yapıyor. En güzeli de beni seviyor musun annecim dediğimde. Başını evet anlamında sallayıp, o köfte dudaklarıyla bir buse kondurması yanaklarıma ki, işte buna paha biçilemez :)

Mutlu günler dilerim.
Görüşmek üzere.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder